Çocuklarda Kekemelik: Ne Zaman Geçer, Ne Zaman Destek Gerekir?

Doç. Dr. Şeref Şimşek, Çocuk ve Ergen Psikiyatristi

Yayın:

Kısa cevap: 2–5 yaş arasında, dilin hızla geliştiği dönemde, birçok çocukta sesleri ya da heceleri tekrarlama, sözcüklere takılma gibi akıcılık sorunları görülür ve bunların önemli bir kısmı kendiliğinden geçer. Akıcılık sorunu altı aydan uzun sürüyorsa, çocuk 5 yaşından büyükse, konuşurken belirgin gerginlik ya da yüz ve beden hareketleri eşlik ediyorsa, çocuk konuşmaktan kaçınıyorsa ya da ailede kalıcı kekemelik öyküsü varsa bir dil ve konuşma terapistine başvurmak gerekir. Evde sabırla dinlemek, sözünü tamamlamamak, yavaş ve sakin konuşarak örnek olmak çocuğa en büyük desteği sağlar.

Gelişimsel akıcılık sorunu mu, kekemelik mi?

Gelişimsel akıcılık sorunu (çoğunlukla geçicidir):

  • Tüm sözcükleri ya da kısa ifadeleri tekrarlama: "Ben ben ben de gelmek istiyorum"
  • "Şey", "ıı" gibi dolgu sözcükleri
  • Gerginlik yok, çocuk takıldığının pek farkında değil
  • Dönem dönem artıp azalır

Kekemelik (destek gerektirebilir):

  • Ses ya da hece tekrarları: "B-b-b-ben", "a-a-anne"
  • Sesleri uzatma: "Ssssu istiyorum"
  • Bloklar: sözcüğün başında sesin hiç çıkmadığı takılmalar
  • Konuşurken göz kırpma, yüzü buruşturma, baş ya da beden hareketleri
  • Takılacağı sözcükleri değiştirme, konuşmaktan kaçınma
  • Konuşma sırasında hayal kırıklığı, utanma

Hangi çocuklarda kalıcı olma olasılığı daha yüksek?

  • Kekemelik altı ay ile bir yılı aşkın süredir devam ediyorsa
  • Çocuk erkek ise (kızlarda kendiliğinden geçme daha sık)
  • Ailede kalıcı kekemelik öyküsü varsa
  • Kekemelik 3,5 yaşından sonra başladıysa
  • Eşlik eden başka konuşma ve dil güçlükleri varsa

Evde neler yapabilirsiniz?

  1. Sabırla dinleyin. Çocuk takıldığında göz temasını sürdürün, sakin kalın, sözünü bitirmesini bekleyin.
  2. Sözünü tamamlamayın. Onun yerine sözcüğü söylemek, konuşmasında bir sorun olduğu mesajını verir.
  3. Neyi anlattığına odaklanın, nasıl söylediğine değil.
  4. Yavaş ve sakin konuşun. Kendi konuşma hızınızı yavaşlatmak çocuğun da yavaşlamasına yardım eder; ona "yavaş konuş" demekten çok daha etkilidir.
  5. Soru yağmurundan kaçının. Bir soru sorup yanıtını bekleyin.
  6. Her gün kısa, sakin bir sohbet zamanı ayırın; telefon ve ekran olmadan.
  7. Sıra almayı öğretin. Evde herkesin sözünün kesilmeden dinlendiği bir ortam kurun.
  8. Çocuk kekemeliğinden söz ederse konuyu geçiştirmeyin: "Bazen sözcükler takılıyor, bu olabilir; seni dinliyorum."

Okulda

  • Öğretmene durumu anlatın; sınıfta acele ettirilmemesini ve sözünün tamamlanmamasını isteyin.
  • Sesli okuma ve sunumlarda çocuğun hazırlanması için zaman tanınabilir.
  • Alay ve zorbalığa karşı dikkatli olun; kekemelik nedeniyle alay edilmesi kaygıyı ve kaçınmayı artırır.

Ne zaman uzmana başvurmalısınız?

  • Akıcılık sorunu altı aydan uzun sürüyorsa
  • Çocuk 5 yaşından büyükse ve takılmalar sürüyorsa
  • Konuşurken belirgin gerginlik, bloklar ya da yüz ve beden hareketleri varsa
  • Çocuk konuşmaktan kaçınıyor, utanıyor ya da üzülüyorsa
  • Kekemelik nedeniyle alay ediliyor ya da okul yaşamı etkileniyorsa

Kekemeliğin değerlendirme ve tedavisini dil ve konuşma terapistleri yapar; erken başlanan terapi daha etkilidir. Kekemeliğe yoğun kaygı, sosyal kaçınma ya da içe kapanma eşlik ediyorsa çocuk ve ergen psikiyatristi değerlendirmesi de yardımcı olur.

Acil durum: Konuşma becerisinde ani bir kayıp, yüzde ya da kolda güçsüzlükle birlikte konuşma bozukluğu varsa ya da çocuğunuz kendine zarar vermekten veya ölmek istemekten söz ediyorsa beklemeyin; 112'yi arayın veya en yakın acil servise başvurun.

Sık sorulan sorular

Kekemeliğe stres ya da korku mu yol açar?
Kekemeliğin temel nedeni stres ya da bir korku yaşantısı değildir; beynin konuşmayı düzenleme biçimiyle ve genetik yatkınlıkla ilişkilidir. Ancak stres, heyecan, yorgunluk ve aceleyle konuşma beklentisi kekemeliği geçici olarak artırabilir. Ebeveynlerin yaptığı bir hata kekemeliğe neden olmaz.

Çocuğuma "yavaş konuş" ya da "derin nefes al" demeli miyim?
Bu tür öneriler iyi niyetli olsa da çocuğa konuşmasında bir sorun olduğunu hissettirir ve kaygısını artırabilir. Bunun yerine siz yavaş ve sakin konuşarak örnek olun, çocuğun sözünü bitirmesini sabırla bekleyin ve neyi anlattığına odaklanın.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı veya tedavi yerine geçmez. Acil durumda 112'yi arayın.